YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12664
KARAR NO : 2010/2372
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketin dava dışı borçlu hakkında giriştiği takip dosyasında müvekkili bankaya İİK.’nun 89/1. Maddesi uyarınca 1. haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve ihbara cevap verildiğini, ancak tebligatın yapıldığı kişinin Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddelerine göre yetkili kişi olmadığından tebligatın geç öğrenildiğini ve usulsüz tebligatın iptali için İcra Hukuk Mahkemesine şikayette bulunduklarını, ancak buna rağmen aynı icra dosyasından müvekkili banka adına 2. ve 3. haciz ihbarları gönderilip bu tebligatlarında yetkili olmayan kişiye tebliğ edildiğini, ilgili icra dosyasına gerekli cevapların verilmesine rağmen müvekkili adına borç ödeme muhtırası gönderildiğini, İİK.’nun 89. maddesi uyarınca gönderilen her (3) ihbarnamenin de Tebligat Kanununa aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeni ile bu davanın açılması zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, menfi tespit davasının İİK.’nun 89. maddesi uyarınca üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren (15) gün içinde açılması gerektiği, oysaki somut olayda davanın süresi içinde açılmadığı, ayrıca tebligatlardaki usulsüzlük iddialarının da yerinde olmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı bankaca haciz ihbarnamelerinin iptali için … İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davanın reddedilip kararın kesinleştiği, menfi tespit davasının İİK.’nun 89. maddesinde öngörülen yasal (15) günlük sürede açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili her ne kadar hükmü katılım yolu ile temiz etmiş ise de, HUMK.’nun 433/2. maddesinde öngörülen süreden sonra yapılan temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı banka vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılım yolu ile yaptığı temyiz talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, davacının fazla yatırdığı ve davalının peşin harçlarının istek halinde iadesine, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.