Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3106 E. 2010/502 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3106
KARAR NO : 2010/502
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket adına yapmış olduğu gümrükleme işlemlerine ait hizmeti nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerek, başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Dahilde İşleme Rejimine göre, yurtdışından geçici ithal ile getirdikleri malzemeleri işleyerek tekrar ihraç ettiklerini, geçici ithal işlemi sırasında tahakkuk eden gümrük vergisini teminat olarak Gümrük İdaresine yatırdıklarını, malzemeyi işleyip ihraç ettiklerinde Gümrük İdaresince yatırılan teminatların davacıya verilen yetkiye dayanarak geri alınması gerektiği halde, teminatların çözülmediğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporlarına itibar edilmeyip, oluşan kanaat uyarınca vekalet akdine göre, vekil olan davacı sözleşme kapsamında kendisine yüklenen işi tamamıyla bitirdikten sonra ücrete hak kazanacağından ve henüz alacağı muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 275.maddesi uyarınca “ Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir”. Somut olayda iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, bu raporlara itibar edilmemiştir. Oysa uyuşmazlığın çözümü, özel ve mesleki bilgiyi gerektirir niteliktedir.Bu durumda mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporlarına itibar edilmediğine göre, bir hukukçu, bir gümrük mevzuatı konusunda uzman, bir de muhasebe konusunda uzman olmak üzere üç kişilik bilirkişi heyetinden iddia ve savunma çerçevesinde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınıp, itiraza uğrayan konular da tüm delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.