Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7459 E. 2011/8803 K. 30.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7459
KARAR NO : 2011/8803
KARAR TARİHİ : 30.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile müvekkili şirketin, davalı firmanın Gaziantep Şubesi’ne çeşitli gıda, tekstil, züccaciye ürünleri sattığını, davalının önce aldığı malların bedelini düzenli olarak ödediğini, ancak daha sonra ödemelerde aksaklıklar yaşandığını, bir süre sonra da davalının hiç ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı şirket yöneticileri ile görüşmeler yapıldığını, bundan da sonuç alınamaması üzerine noter kanalı ile ihtarname keşide edildiği ve dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıdan olan alacağının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2003-2005 dönemini kapsadığını ve müvekkilinin davacıdan mal aldığını ve davacının alacağını garantiye almak için kendisine ait kredi kartı POS cihazlarını müvekkiline ait mağazalara yerleştirdiğini ve davacının bu yolla tahsilatta bulunduğunu, davacının mükerrer talepte bulunduğunu, müvekkili tarafından davacı adına iade ve fiyat farkı faturaları düzenlendiğini, bunların davacı kayıtlarında yer almadığını, ayrıca davacının gıda gurubuna ilişkin kendi ürünlerini müvekkilinin mağazasında sattığını, taraflar arasında bu konuda kira bedeline ilişkin anlaşma yapıldığını, müvekkilinin davacıya çek ve makbuz karşılığı ödemeler yaptığını ve davacıya herhangi bir borcu kalmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında mal satımına yönelik ticari ilişki olduğu ve davacı tarafından davalı şirkete mal satıldığı, davalının kısmi ödemede bulunduğu, ödemelerin davacı defterlerinde de kayıtlı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davacı tarafından davalıya mal satımı yapıldığı ve davacının da buna karşılık bir kısım ödemeler yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ödemelerin davacı şirket defterlerinde 510.000.00.-TL.olarak kaydedildiği bilirkişi raporlarında tespit edilmiştir. Davalı şirket ise, davacı tarafından mal teslimi yapıldığını kabul etmekle birlikte davacının mükerrer faturalar düzenlediğini, bazı fatura içeriği malların kendilerine teslim edilmediğini, bazı faturaların hatalı düzenlendiğini ileri sürüp, müvekkilinin teslim edilen mallar karşılığı davacıya nakit, çek, makbuz karşılığı ve mal vermek sureti ile ödemeler yaptığını ifade etmiştir. Davacı defterlerinde görülen ödemeler dışında kalan diğerlerinin ispat yükü davalı şirkete aittir. Ancak davacı vekili 11.03.2009 tarihli duruşmada (3) adet ödeme makbuzunu kabul etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının diğer ödeme savunmaları hususunda delillerinin sorularak, celp edilip özellikle çeklere dayalı olarak yapıldığı ileri sürülen ödemeler hususunda konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek sureti ile uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.