Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3389 E. 2010/380 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3389
KARAR NO : 2010/380
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin oto lastik işiyle iştigal ettiğini, davalı şirketin bünyesinde bulunan birçok aracın lastiklerini müvekkili şirketten temin ettiğini, verilen mal ve hizmet karşılığı düzenlenen faturalara mahsuben bir kısım ödemeler yapıldığını, bakiye alacaklarını tahsil için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirket yetkililerinin şirket kayıtlarının tetkikinde alacaklı şirkete böyle bir borcun bulunmadığını bildirdiklerini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını, takipten sonra ancak yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 8.655.67 YTL alacaklı olduğu, davalının takiple temerrüde düşürüldüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Her ne kadar davacı defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacı defterlerinin kapanış tasdiki bulunmadığından ve böylece usulüne uygun tutulduğu söylenemeyeceğinden, tek başına davacı lehine delil teşkil etmeyeceği gözden kaçırılmıştır. Hal böyle olunca taraf defterlerinin ayrıntılı olarak incelenmesi yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.