Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3609 E. 2010/721 K. 28.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3609
KARAR NO : 2010/721
KARAR TARİHİ : 28.01.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine müvekkilinin itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılama sonucu itirazın iptaline karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini ve fakat icra müdürlüğünce 07.03.2006 tarihinde 1.721.00 YTL bakiye borç hesaplandığını, cebri icra işlemlerine maruz kalmamak için borcun ödendiğini, daha sonra alacaklı tarafın talebi ile 763.87 YTL bakiye borç hesaplandığını, bu işlemin iptali için icra mahkemesine şikayet yoluna gidildiğini ve mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı şirketin 1.635.06 YTL fazla ödeme yaptığının tespit edildiğini iddia ederek cebri icra tehdidi altında fazla ödenen 1.635.06 YTL’nın yasal faiziyle birlikte istirdadına ve davalı tarafın tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirket tarafından açılan itirazın iptali davasının kabulüne ilişkin kararın kesinleşmesi nedeniyle icra dosyasında bakiye borç hesabı belirlenerek bu hesap tablosu sebebiyle davacıya gönderilen 1.12.2006 tarihli muhtıraya davacının icra mahkemesine şikayet yoluna başvurduğunu ve şikayet kabul edilerek, muhtıranın iptaline karar verildiğinin, davacının bu karar uyarınca icra müdürlüğünden yeniden muhtıra düzenlenmesini talep etmek yerine dava açtığını,dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ilamsız icra takibinde icra müdürlüğünce hesaplanıp, düzenlenen borç muhtırasına istinaden fazla ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
İİK.nun 361.maddesi “icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği, yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalkmaksızın o kimseden geri alınır” şeklinde bir düzenlemeyi içermektedir. Buna göre, icra daireleri, hesaplama sonucunda fazladan tahsil edildiği ortaya çıkan tutarları ayrı bir mahkeme hükmüne gerek olmaksızın borçluya geri vermekle yükümlüdürler.

Hal böyle olunca, somut olayda davacının fazladan tahsil edildiğini bildirdiği miktar yönünden İİK.nun 361.maddesi çerçevesinde talepte bulunması gerekirken bu yönde bir talepte bulunmaksızın istirdat davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. (Y.H.G.K.nun 2007/13-848 E, 2007/840 K.sayılı 14.11.20007 günlü içtihadı). Açıklanan nedenle davanın reddi gerekirken bu yön göz ardı edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.