Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5632 E. 2010/3117 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5632
KARAR NO : 2010/3117
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı … AŞ.ve … Ltd.Şti.’ne bonolar düzenleyip verdiğini, bu şirketlerin senetlerini önce ciro ederek devrettiklerini, sonra tekrar alarak ciroların üzerine ciro iptal kaşesi vurduklarını, müvekkilinin bu senetlerin bedelini ödeyerek aldığını ve koyduğu kasadan eski ortağı olan …’ün ortaklıktan ayrılacağı sırada gizlice aldığını ve davalı ile birlikte hareket ettiklerini , lehtar ve ilk cirantaların cirolarının üzerinde ciro iptal kaşesi basıldıktan sonra, senetlerin başka cirantalara geçmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, imzaların istiklali ilkesine göre her imza sahibinin kendi imzasından sorumlu olduğunu, imzalardan birinin geçersizliğinin, o imza sahibi borçlunun hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, diğer imza sahiplerine etki etmediğini, keşidecinin her zaman asıl borçlu olduğunu, davacının iddiasının, müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, senedin sahte olmadığını, takip alacaklısının kötüniyetli bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, lehtar ve ilk cirantanın cirosunun iptal edilmiş olmasının diğer ciroların sıhhatine etki etmeyeceği gibi, davacının dava konusu senetlerin rızası dışında alınarak tedavüle konduğu yönündeki beyanı somut olarak kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bonolarda, lehtar tarafından gerçekleştirilen ilk ciroların iptal edildiği, (silindiği) görülmüştür. TTK’nun 598/1.maddesi uyarınca çizilmiş cirolar, yazılmamış hükmündedir. Düzgün bir ciro silsilesinden söz edilmesi için ilk cironun lehtar tarafından yapılması gerekmektedir. Dava konusu senetlerin arkalarında lehtar tarafından yapılmış başkaca bir ciroya da rastlanılmamıştır.
Bu durumda mahkemece davaya konu edilen bonolarda ciro silsilesinde kopukluk olduğu ve bu nedenle davalının yetkili hamil olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.