Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6913 E. 2010/1316 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6913
KARAR NO : 2010/1316
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 05/02/2009
Nosu : 2005/388-2009/22

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Yağmur Akıncı ile davalı vek. Av. Nur Müsellim’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Müvekkilinin mal siparişinde bulunan dava dışı … A.Ş.’ye çeşitli yollarla toplam 121.585.78 USD’lik mal gönderdiğini, dava dışı firmanın sadece 54.000 USD’sini ödediğini, kalan 67.585.78 USD bakiyenin ödenmesi ile ilgili olarak davalı şirket mail uzantısı ile gelen mail iletisinde paranın yeni kurulan davalı şirket tarafından ödeneceği, ticari ilişkinin bu yeni şirket üzerine devam etmesini taleple dava dışı … A.Ş.’nin tasfiyeye gireceğini, malların fiilen davalı envanterine girebilmesi için yeni fatura düzenlenmesini istemiş, davacıda malları alabilmeleri için istenen faturaları düzenleyip, davalıya gönderdiğini, davalının malları alması nedeniyle borcu da üstlendiğini bildirerek şimdilik 7.585.78 USD’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı belgelerinden davacı yanca dava dışı firma adına gönderilen malların yine bu firma tarafından gümrükten teslim alındığının anlaşıldığını, malların hiçbir şekilde davalı şirket envanterine girmediğini, dava dışı şirket ile müvekkili arasında organik bağ olmadığı gibi herhangi bir şirketin devamı da olmadığını, … A.Ş.’nin tasfiye sürecinde olsa da halen varlığı bulunduğunu, malların teslim alınmadığı gibi e-mail mesajlarının da hukuken geçerli olmadığını bildirerek davanın husumet yokluğundan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişiler raporu, toplanan delillere göre davacı yanın kötüniyetli olduğu, tüzel kişilik perdesi arkasına saklanıldığı, bu nedenle tüzel kişilik perdesinin, kaldırılması isteminin tüm dosya kapsamına göre somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, davalı ve davacı arasında mal satımı ile ilgili bir ilişki olmadığı, tüm e-mail iletilerinin … A.Ş.’nin borçlarının ödenmesi için çalışmalarla ilgili olduğu, ancak davalıyı sorumluluk altına sokacak iletiler olmadığı gibi davalı yanca açıkça borcun ödenmesinin taahhüt edilmediği gibi borcu da üstlendiğini gösterir bir bulgu bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.