Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9614 E. 2010/13686 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9614
KARAR NO : 2010/13686
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 16.07.2009
No : 50-207
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçtiğini, oysaki senedin müvekkili ile davalı arasında 02.02.2007 tarihli adi yazılı belge şeklinde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi neticesinde belirlenen 40.000.-TL satış bedeli ve 20.000.-TL cezai şarta ilişkin teminat amacı ile 30.07.2007 tarihinde yapılan ek sözleşme gereği tanzim edilip davalıya teslim edildiğini, davalının müvekkiline 40.000.-TL ödeme yaptığını, bu sırada taraflar arasında uyuşmazlık çıkması üzerine müvekkilinin bu bedeli iade etmek istemesine rağmen davalının bu bedeli kabul etmediğini ve takibe geçtiğini, sözkonusu sözleşmesinin resmi şekil şartına uyulmadan yapıldığı için geçersiz olduğunu, bu nedenle cezai şartın da geçerli olmadığını belirterek takibin 20.000.-TL’lık kısmından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tesbiti ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 02.02.2007 tarihinde imzalanan satım vaadi sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davacıya 40.000.-TL ödeme yaptığını resmi işlemin (3) ay içinde bitirilmemesi halinde 20.000.-TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, daha sonra taraflar arasında 30.07.2007 tarihli ek sözleşme imzalandığı ve davacının kendisine ödenen 40.000.-TL ile cezai şartı 02.02.2008 tarihinde ödemeyi kabul ettiğini, bu bedel içinde dava konusu senedin düzenlendiğini, davacının geçen süre zarfında yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine müvekkilinin takibe geçtiğini ve takibin kesinleştiğini, davacının haksız dava açtığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında adi yazılı şekilde taşınmaz vaadi sözleşmesi imzalandığı, dava ve takip konusu senedin sözleşme uyarınca imzalandığı ve 20.000.-TL’lık kısmının cezai şart niteliğinde olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, gayrimenkul satım vaadi sözleşmelerinin TMK.nun706 -Tapu Kanunu’nun 26 ve BK.nun 213 maddeleri uyarınca resmi şekil şartına tabi olduğu ve adi yazılı şekilde yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme ekli cezai şarttın da geçersiz olacağı, davacının taşınmaz satım bedeli olarak aldığı 40.000.-TL’yi kabul edip iade edeceğini ifade ettiği, davanın cezai şarta yönelik olarak açıldığı gerekçesi ile davacının davalıya 20.000.-TL nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.