Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/9849 E. 2010/6465 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9849
KARAR NO : 2010/6465
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan …’ün müvekkili şirketten aldığı vekaletname ile kendisi ve diğer davalı … Ltd.Şti.adına gümrük işlemlerini yürüttüğünü, müvekkilinden aldığı 44.450.-YTL’lik avans’ı iade etmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazları nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını beyan etmiş, esasa cevabında ise müvekkillerinin davacıya borçlarının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, İcra İflas Kanunu’nun 62.maddesine göre borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itirazda bulunmaması durumunda takibin kesinleşeceği, bu durumda alacaklının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davalı şirketin süresi geçtikten sonra icra takibine itiraz ettiği, bu davalı hakkındaki takibin kesinleştiği, diğer davalı …’e ise usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmediği, davalının yaptığı geçersiz itiraz nedeniyle hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle; 1-Davalı şirket hakkında açılan davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine, 2-Davalı … hakkında açılan davanın ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirket hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … yönünden ise; takip borçlusu davalı … hakkında açılan itirazın iptali davasında adı geçene tebligat yapılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı … icra dosyasındaki itiraz dilekçesinde 11.09.2006 tarihinde ödeme emrine ilişkin tebligattan haberi olduğunu belirtmiştir. Bu durumda davalı …’in süresinde takibe itiraz ettiği kabul edilerek hakkındaki davanın esastan görülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirket hakkındaki temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.