YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11093
KARAR NO : 2011/5892
KARAR TARİHİ : 02.05.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 5.029,84 TL alacaklarının tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, bankanın müvekkilinin bilgisi ve rızası dışındı kredi limitini arttırdığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delilere göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefalet için süre öngörülmediği, takipten önceki limitin 3.000 TL olduğu, davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefilin kefalet akdine göre ödenmeyen kredi kartı borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
12.04.1944 tarihli ve 13 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, kefalet yazılı şekilde yapılmak ve kefilin mesul olacağı miktarı irae etmek şartı ile sahih ve muteberdir. Kefalet senedinde kefilin ödeyeceği muayyen miktarın gösterilmiş olup olmadığını veya anlaşılmasının mümkün bulunup bulunmadığını hakim resen inceler.
12.04.1944 tarihli anılan İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, Kefalet Sözleşmesinin geçerli olabilmesi için sözleşmede kefalet limitinin olması gerekir. Somut olayda, takip ve dava konusu sözleşmede kefilin sorumlu olduğu miktar belirtilmediği için, Kefalet Sözleşmesi geçersiz olduğu gibi, 1944 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında geçerli olarak kabul edilebilecek bir kefalet sözleşmesi de bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.