YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11415
KARAR NO : 2011/8435
KARAR TARİHİ : 23.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu çeki müvekkili şirket adına ciro eden dava dışı üçüncü şahıs …’ın çekin bankaya ibraz tarihi olan 27.06.2006 tarihinde davacı şirket adına işlem yapmaya yetkisi olmadığını, adı geçen şahsın 27.06.2006 tarihinde müvekkili şirket tarafından azledildiğini, müvekkili şirketin davalı ile arasında hiçbir ticari alışverişin olmadığını, davalı ile … arasında çıkar ilişkisi bulunduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının davasını süresinde açmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının aynı talep ve iddiaları içeren davasının İcra Mahkemesince reddedildiğini ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, iddiaların asılsız olduğunu, …’ın şirket adına alacakları tahsile, bono ve çek almaya, çek imzalamaya yetkili olduğunun davacı şirket tarafından düzenlenen vekaletnameden anlaşıldığını, müvekkilinin takibe konu çeki ciro yoluyla almış iyiniyetli hamil olup, dava dilekçesindeki iddiaların müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, azilnamenin ticaret sicilinde ilan edilmediği gibi Aksaray’da da duyurunun yapılmadığını, …’ın davacı şirketin ticari mümessili olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre dava dışı …’ın çeki davacı şirketin kaşesi ile birlikte ciro ederek davacı şirket aleyhine icra takibi yapılmasına yol açtığı, adı geçen şahsın davacı şirketin ticari mümessili iken azledildiği, davacı şirket ile davalı arasında bir ticari ilişkinin varlığının ispatlanamadığı, davalının … ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasındaki beyanında … ile aralarında para alışverişi olup, ticari ilişkinin davacı şirkette bulunduğu hususunda bir beyanının da olmadığı, tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Konya …. Noterliğinin 08.09.2004 tarih ve 31184 yevmiye nolu vekaletname ile davacı şirketi temsil etme yetkisi verilen dava dışı …’ın 27.06.2007 tarihinde azledilmiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu çekin ticari mümessil …’ın azlinin ilanından önce bankaya ibraz edilip edilmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığı, peşin harçların istek halinde iadesine, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.