YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11456
KARAR NO : 2011/6540
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2007/4439 sayılı takip dosyası ile takip borçluları aleyhinde icra takibi yapıldığını, alacaklı tarafından müvekkili şirkete İİK.nun 89.maddesine istinaden birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, haciz ihbarnamelerine sehven itiraz edilmediğini, müvekkili şirkete üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, takip borçlularının sadece şirket ortağı olup, müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını belirterek haciz ihbarları nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip borçlularının davacı şirkette kâr payı alacağı olduğunu, takibe konu senetlerin davacının müvekkiline olan kira borcuna karşılık verildiğini belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre dava dışı takip borçluları Atilla Evren ve Nihat Başbuğ’un davacı şirketteki kâr payı toplamının 17.365.94.-TL.olduğu, davacının borçluların şirketteki kâr payları oranında borçtan sorumlu bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, haciz ihbarnamesi nedeniyle davacının 44.873.49.-TL.davalıya borçlu olmadığının tespitine, reddedilen tutar olan 17.365.94.-TL.üzerinden % 40 oranında hesaplanan 6.946.37.-TL.tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. Bu nedenle İİK.nun 89. maddesi gereğince 3. şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla (fiili durumla) sınırlı olacağının ileride doğacak, doğması muhtemel bu hakkın bu aşamada 3. şahısça net olarak bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi yukarıda açıklanan nedenle muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz. İki kişi arasında mevcut hukuki münasebete dayanan henüz doğmamış olmakla birlikte doğması muhtemel bulunan alacakların haczi mümkünse de somut olayda müstakbel alacak haczinin koşulları bulunmamaktadır. Sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortağın kar payı alacağı, ortaklar kurulunun TTK.nun 539/4. maddesi gereğince kar dağıtma kararı ile muacceliyet kazanır. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda dava dışı takip borçlularının ortak olduğu şirketten alacağının olup olmadığının belirlenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin öteki davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istekleri halinde iadesine, 11.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.