YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11519
KARAR NO : 2011/5667
KARAR TARİHİ : 27.04.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı asıl borçlu…nın davalı banka ile akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine kefil olduğunu, kredi ödemelerinin düzenli olarak yapıldığını, dava dışı asıl borçlunun aynı banka nezdinde kullanmış olduğu kredi kartı borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin kefili olduğu genel kredi sözleşmesi hesabının da kat edilerek müvekkiline ihtarname keşide edildiğini, müvekkili hakkında davalı tarafından icra takibine girişildiğini, müvekkilinin kefili olmadığı kredi borcunun ödenmemesi sonucu kefili olduğu kredinin geri ödemelerinin erkenden ve ilave masrafları ile birlikte ödemeye zorlanamayacağını ileri sürerek takip dosyasından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkındaki icra takibinin kesinleştiğini, müvekkili bankanın işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı banka ile davadışı Erdoğan Kabadayı arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, sözleşme gereğince kredi borçlusunun tüm hukuki durumunu üstlendiği, dava dışı…nın davalı banka nezdinde kullanmış olduğu kredi kartı borcunu ödememesi üzerine kredi kartı hesabının kat edildiğinden davalı bankanın dava konusu kredi hesabını kat ederek takibe geçme hakkı bulunduğu, davalı bankanın takip tarihi itibariyle 1,32 TL asıl alacaktan, 232,78 TL işlemiş faizden ve 11,64 TL BSMV’den fazla talep ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, takip konusu 1,32 TL asıl alacak, 232,78 TL işlemiş faiz ve 11,64 TL %5 BSMV’den dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminat isteminin reddine, ihtiyati tedbir nedeniyle alacağına geç ulaşan davalı lehine %40 oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı geri ödemelerine bağlanmış genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefilidir. Davalı bankanın dava dışı asıl borçlu…nın 3 dönem kredi kartı borcunu ödemediği için hesabı 17.12.2008 tarihinde kat ettiği bilirkişi incelemesi sonucu saptanmıştır. Davacı kredi kartı üyelik sözleşmesinin kefili değildir. Kefili bulunduğu genel kredi sözleşmesinde yer alan geri ödeme planına uygun olarak kredi borcunun ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 37/1 maddesinde bankanın dilediği anda, herhangi bir sebep göstermeksizin hesabı kat edebileceğine ilişkin hüküm bulunmakta ise de, sözleşme konusu kredi borcunun ödenmesinde herhangi bir aksama bulunmamasına göre bankanın bu sözleşme hükmüne dayanarak hesabı kat etmesi MK.nun 2. maddesinde hükme bağlanan dürüstlük kuralına aykırıdır. Mahkemece, bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.