Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13041 E. 2011/118 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13041
KARAR NO : 2011/118
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine 12.06.2006 tarihli kredi sözleşmesine dayanarak 22.986,57 TL alacağa ilişkin icra takibine giriştiğini, müvekkilinin süresi içinde takibe itiraz ettiğini, icra takibine dayanak sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, takibe dayanak sözleşmeyi davacının vekil tayin ettiği oğlu … … tarafından imzalandığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının aleyhine girişilen icra takibinin davacının itirazı üzerine durduğunu, davalı tarafından açılmış bir davanın bulunmadığı, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının itirazı üzerine duran takibe rağmen İİK’nun 72.maddesi hükmüne dayalı olarak menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.01.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Dava, İİK.nun 72.madde uyarınca açılan menfi tesbit davasıdır.
Mahkemece, davacının aleyhine girişilen icra takibinin davacının itirazı üzerine durduğu, davalı tarafından açılmış bir davanın bulunmadığı, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün sayın çoğunluk tarafından onanmasına karar verilmiştir.
İcra takibine itiraz edilmesi ancak takibin durmasını sağlamakta olup, icra takibini ortadan kaldırmamaktadır. Takibin iptali menfi tespit davasının açılmasından sonra gerçekleşen bir sonuçtur (HGK 17.03.2010 gün, 2010/19-123 Esas, 2010/154 Karar).
İcra takibinin durması davalının yasal süre içerisinde itirazın iptali veya her zaman genel hükümlere göre alacağın tahsili davası açmasına engel değildir. Davacı sürekli yeni bir icra takibi veya dava tehdidi ile karşı karşıya kalmak zorunda olmayıp, takibin iptalini sağlamak ve borçlu bulunmadığının tespitini istemek amacıyla bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir.
Belirtilen nedenlerle mahkemece taraf delilleri toplanıp, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemiz sayın çoğunluğunun onama yönündeki görüşlerine katılmamaktayım. 17.01.2011