YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13119
KARAR NO : 2011/9629
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kardeşi olan dava dışı …’nın kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmaz üzerine banka lehine ipotek tesis edildiğini, adı geçen şahsın davalı bankaya herhangi bir kredi borcu bulunmadığını, kefalet ve ipotek sözleşmesine dayalı teminatın devamından sarfınazar edildiğinin bilinmesi yönündeki bankaya yazılan yazının karşılıksız kaldığını, iddia ederek ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının lehine ipotek tesisi yaparak kefil olduğu dava dışı …’nın müvekkili bankaya borçlu bulunduğunu, aslen ve kefaleten kullanmış olduğu kredi borçları nedeniyle girişilen icra takibine konu borçlar kapanmadan müvekkili bankaca ipoteğin kaldırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacıya ait taşınmaz üzerine dava dışı …’ya bankaca kullandırılacak kredilerin teminatını oluşturmak üzere ipotek tesis edildiği, ipoteğin adı geçen lehine açılmış ve açılacak kredilerden ve/veya kefaletlerinden, sair hukuki ilişki yönünden doğmuş ve doğacak borçlarında teminatı olacağı şeklinde düzenlediği … aleyhine girişilmiş icra takipleri bulunduğu, icra takiplerindeki borçlar ödenmediği sürece ipoteğin fekkinin mümkün olmadığı, TMK 884. maddesi gereğince rehinli taşınmaz malikinin borcu ödemesi halinde taşınmaz özerindeki ipoteğin kaldırılabileceği, bu nedenle davacı tarafa BK’nın 81. maddesi uyarınca kalan borcu ödeyip, ödeyemeyeceği yönünde yapılan hatırlatmaya rağmen davacının ödeme yapmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.