Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14405 E. 2011/8406 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14405
KARAR NO : 2011/8406
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2007/10979 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, zira davalının müvekkili tarafından başlatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2006/11700 Esas sayılı takip dosyasından halen borcunun olduğunu belirterek müvekkilinin aleyhine başlatılan Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2007/10979 Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile 2006/11700 Esas sayılı icra takibinden kalan bakiye alacağın ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin haksız olduğunu, zira davacı tarafça başlatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2006/11700 Esas sayılı takibin dayanağı olan senetlerin kambiyo vasfı taşımadığı gerekçesiyle Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/76 E., 2007/450 K. sayılı kararı ile iptal edildiğini belirterek davanın reddini istemiş ve karşı davası ile de müvekkilince Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2006/11700 Esas sayılı takip dosyasına ödenen 2.000.-TL.nin istirdatı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, takibe konu bonolarda davacının ciro yoluyla hamil olduğu, taraflar arasında temel ilişki olmadığı, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olduğu ve bu durumu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı … Yağmur tarafından açılan dava, bono bedelinden kalan 1.260.TL’nin tahsili ile davalı- karşı davacı tarafından davacı tarafça yapılan ilamsız takip dosyasında ödenen 2.000.TL’nin geri ödenmesine ilişkin başlatılan icra takibi sebebiyle açılan menfi tespit talebine, davalı-karşı davacı … tarafından açılan dava ise bu bonolara istinaden yapılan icra takibi dosyasına yatırılan 2.000.TL’nin geri ödenmesine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davacının başlatmış olduğu Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2006/11700 Esas sayılı takibine dayanak 10.04.2006 ve 10.05.2006 vade tarihli 1.000’er TL bedelli bonolarda lehtar ismi bulunmamaktadır. Hamiline şeklinde düzenlenen bu bonoların TTK’nun 688/5.maddesi gereğince kambiyo vasfını taşımadıklarının kabulü gerekir. Nitekim davalı karşı davacının talebi üzerine Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi de aynı gerekçe ile 2007/76 E., 2007/450 K. sayılı kararı ile bu takibi iptal etmiştir. Dolayısıyla davacı tarafından açılan alacak davasının hukuki dayanağı bulunmadığından reddi gerekmektedir.
Davacı tarafça açılan, davalı karşı davacı tarafından başlatılan Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2007/10979 Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın da bu takibin konusunun yukarıda bahsedilen icra mahkemesi kararıyla iptal edilen Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2006/11700 Esas sayılı takip dosyasında ödenen paranın istirdatına ilişkin olması nedeni ile reddi gerekmektedir.
Davalı-karşı davacı tarafından açılan itirazın iptali davasına gelince;
Davalı- karşı davacının başlatmış olduğu Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2007/10979 Esas sayılı dosyasında takibin dayanağının yine yukarıda bahsedilen icra mahkemesi kararıyla iptal edilen Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2006/11700 Esas sayılı takip dosyasında ödenen paranın istirdatına ilişkin olması ve iptal edilen takibin dayanağını oluşturan senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığının anlaşılması ve bu durumda davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıdan alacaklı olduğuna dair hukuki dayanak bulunmaması karşısında davalı-karşı davacının davacıya ödemiş olduğu senet bedellerini geri istemekte haklı olduğu anlaşıldığından davalı-karşı davacının davasının kabulü gerekir.
Mahkemece belirtilen bu hususlar gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı-karşı davacı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.