Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14738 E. 2011/8579 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14738
KARAR NO : 2011/8579
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … A.Ş vekili, davanın İİK’nun 67. maddesinde öngörülen sürede açılmadığın, ayrıca borcun ödeme ile sona erdirildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …’ın ise davadan önce öldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, ölü şahıs hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın reddine, borçluların 10.7.2008 tarihinde itiraz ettikleri, davanın ise 30.12.2009 tarihinde açıldığı, İİK 62/2 ve İİK’nun 59. maddeleri uyarınca alacaklının tebliğ masrafını avans olarak icra müdürlüğüne ödemediği, bu nedenle itirazın kendisine tebliğ edilemediği, itirazla dava arasında bir yıldan fazla süre geçtiği gerekçeleriyle de davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde mahkeme hükmünü davalı şirket yönünden temyiz ettiklerini belirtmiştir.
İİK’nun 67/1 maddesinde “takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” hükmü yer almaktadır. Anılan madde metninde de açıkça belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde açılması gerekir.
Somut olayda davalının itirazının davacı alacaklıya tebliğ edilmediği de mahkemenin kabulündedir. Bu durumda, bir yıllık dava süresinin geçirildiğinden söz edilemeyeceğine göre davalı şirket yönünden davanın esasının incelenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.