YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2284
KARAR NO : 2010/4376
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, sıra cetvelinde ipotekli alacağına mahsuben bedeli paylaşıma konu taşınmazı satın alan davalının alacağının muvazaalı olduğunu belirterek, davalıya ayrılan payın müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının geçerli bir haczi olmadığından dava açma yetkisi bulunmadığını, müvekkili alacağının gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının alacaklı olduğu Konya 9.İcra Müdürlüğünün 2007/2951 esas sayılı dosyasından konulan ve 18.4.2007 tarihinde tapuya şerh edilen ihtiyati haczin ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediği, tapuda kayıtlı miktarla takip dosyasındaki miktarın birbirini tutmadığı, tapudaki miktar 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/60 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile aynı ise de, tapudaki ihtiyati haciz şerhi ile değişik iş dosyasının numaralarının birbirini tutmadığı, bu nedenle tapu sicilinde kesinleşmiş ve usulüne uygun olarak verilmiş, davacı lehine bir haciz veya ihtiyati haciz kararı bulunmadığını belirterek, ön şart yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda davacı vekili, 16.4.2007 tarihinde 151.798 TL alacak için takip talebinde bulunmuş, bilahare aynı alacağa ilişkin olarak 17.4.2007’de 147.604 TL’lik ihtiyati haciz kararı alarak aynı icra dosyasında uygulatmış, tapu sicil müdürlüğüne yazılan ihtiyati haciz müzekkeresi ile ihtiyati haciz kararında belirtilen miktar üzerinden anılan takip dosyasının numarası ile takip borçlusunun 22720 Ada 27 Parsel no’lu taşınmazına 18.4.2007’de ihtiyati haciz konulmuştur. Ödeme emri takip borçlusuna tebliğ edilmiş, itirazda bulunulmaması nedeniyle kesinleşmiştir. Bu durumda davacı bankanın 147.604 TL’lik alacak için koydurduğu ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü ve dava açma ön şartının da somut olaya bakımından gerçekleştiği, kaldı ki İİK.nun 138/son maddesi uyarınca geçici hacizler için de pay ayrılmasının mümkün olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 14.4.2010 günü oybirliği ile karar verildi.