YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3110
KARAR NO : 2010/12042
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ve süresi içinde davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun davalının gayrimenkulünü 5 yıl süreyle kiraladığını, her biri 1.200.000.000.TL tutarında toplam 60 adet bononun davalıya müvekkili tarafından verildiğini, 53 adet bononun ödendiğini, davalının müvekkilinin oğlunu 2008 yılının Şubat ayında tahliye ettirdiğini, kalan 7 adet bonoyu iade etmeyen davalının bu senetlerden 01.02.2008 ve 01.03.2008 vade tarihli olanlarını icra takibine koyduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında davacı ile arasında kira sözleşmesi bulunmadığını, davacının kira bedeline karşılık davaya konu bonoları vermediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kira sözleşmesinde ve davaya konu senetlerde senetlerin kira bedelinin karşılığı olarak verildiğinin yazılı olmadığı, bu hususun kesin delille ispatının gerektiği, davacı vekilinin davalıya yemin teklif etmeyeceklerini imzalı beyanı ile bildirdiği, davacının iddiasını kesin delillerle ispatlayamadığı, işlemiş faizin 15.60 TL olmasına rağmen takip dosyasında 50.00 TL olarak talep edildiği, davacının takipte talep ettiği reeskont faizinin Yargıtay kararlarına göre yasal faiz olduğu gerekçesi ile davacının kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davacının davalıya 34.40 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı … vekilinin katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcı da yatırılmadığından davalı vekilinin temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.