YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15525
KARAR NO : 2011/1177
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi; 14/07/2010 tarihli dava dilekçesinde; … İlçesi … Mahallesinde 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmalarının 18/12/1991 tarihinde ilan edildiğini ve 18/06/1992 tarihinde kesinleştiğini, Sakarya Kadastro Müdürlüğü ekiplerince aynı köyde 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. Maddesine göre kadastro yapıldığını ve 16/06/2010 tarihinde ilana çıkarıldığını, ancak Ek – 4 maddeye göre yapılan kadastroda kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan bir bölüm yerin Sakarya Kadastro Müdürlüğü kadastro ekiplerince tanzim edilen kadastro paftalarında orman sınırları dışında bırakıldığını ve orman aleyhine daralmanın olduğunu bildirerek … tepe mahallesi 160 ada 2-4 ve 5 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ve orman aleyhine oluşan kaymanın ve daralmanın düzetilmesi istemleri ile dava açmıştır. Mahkemece, istemin idari makamlar huzurunda ileri sürülüp, idari makamlar tarafından düzeltme işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18/12/1991 tarihinde askı ilanı yapılarak 19/06/1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine askı ilan süresinde açılan davanın “düzeltme işlemlerinin idari makamlar huzurunda ileri sürülüp, idari makamlar tarafından yapılması gerektiği” gerekçesiyle işin esasına girilmeden davanın reddine karar verilmişse de, yörede 19/06/1992 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 29.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastroda kesinleşen orman kadastro sınırlarına uyulmadan ve 2/B madde alanlarının orman alanına taşırıldığı ve böylece orman sınırlarının daraltıldığı savıyla Orman Yönetimi vekilince tespite itiraz davası açıldığına göre, uyuşmazlığın çözüm yeri idari makamlar değil Kadastro Mahkemesidir. O halde; askı ilan süresi içinde açılan bu davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gözönünde bulundurularak, mahkemece yapılacak iş: 1992 yılında yapılan orman kadastrosu ile 2/B madde çalışmalarına ilişkin harita ve tutanakları da orman işletme müdürlüğünden getirtilerek ve gerekli diğer tüm deliller toplandıktan sonra halen Çevre
ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı yada yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. O halde; açıklanan nedenle işin esasına girmeden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi kadastro tutanakları davalı olarak gönderilen dava konusu taşınmazlar hakkında sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15.02.2011 günü oybirliği ile karar verildi.