Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4429 E. 2010/13699 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4429
KARAR NO : 2010/13699
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 10.12.2009
Nosu : 649-689

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, kira alacağı için davalının, müvekkili aleyhine 25.12.2006 tarihinde ilamsız icra takibi yaptığını, takipten sonra 3.3.2007 tarihinde kira borçları için 5.5.2007 keşide tarihli 112.000.-TL.lık çekin davalıya verildiğini, yapılan icra takibine karşılık verilen söz konusu çekin karşılıksız çıkması üzerine icra takibine konulduğunu, aynı alacakla ilgili iki ayrı takibin bulunduğunu, ilk takibin konusu kira bedeline karşılık çek verildiğini ve borcun ödendiğini,bu nedenle takibin iptali gerektiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile ilk takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, çekin, iptali istenen icra dosyasına karşılık verildiğini gösterir herhangi bir belge sunulmadığını, çekin kira borcuna mahsuben alındığını, davacının aynı alacağa ilişkin iki ayrı takip yürütüldüğü iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının davalının kiracısı olduğu, davacının davalıya bir miktar kira bedeli borcu bulunduğu konularında ihtilaf bulunmadığı, davacının takibe konu çeki ilamsız takibe konu kira borcuna karşılık vermiş olduğunu ve mükerrer takip nedeniyle davalı tarafa fazla ödeme yapıldığına dair iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalıya verdiği çekin, davalının takip tarihinden sonra verilmiş bulunmasına göre ve bu tarihten sonra yapılan ödemenin mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olduğunun kabulü gerekir. Çekin, dava konusu alacak dışındaki bir alacağa ilişkin olduğunun ispat yükü davalıda olup, mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.