YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4574
KARAR NO : 2010/13492
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’dan olan alacağı nedeniyle 04.03.2003 vade, 04.02.2003 tanzim tarihli 4.000 TL’lik bonoyu aldığını, davalı … borcunu ödemediği için tahsil amacıyla bononun diğer davalı …’e ciro edildiğini, kötüniyetli …’ün bu senedi icra takibine konu ettiğini, ödeme emrini tebliğ alan müvekkilinin kalp krizi geçirdiğini, senet bedeli ödenerek davalı …’den icra belgesi alındığını, daha sonra davalı …’ün yine kötüniyetli olarak ibra ettiği alacağını davalı …’a temlik ettiğini, temlik alan …’ın iyiniyetinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek icra dosyasından dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davacıya olan borcu nedeniyle senet verdiğini, davacının senet bedelini müvekkilinden tahsil etmesine rağmen senedi müvekkiline vermediğini ve diğer davalı …’e olan borcu nedeniyle senedi ciro ettiğini, davacının …’e olan borcunu müvekkiline ödettirmeye çalıştığını, durum müvekkilince diğer davalı …’e izah edilince 08.12.2005 tarihli temlikname ile …’in alacağını müvekkiline devrettiğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Diğer davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, ibranamedeki imza yönünden davalı …’e çıkarılan isticvap davetiyesine rağmen adı geçen davalının duruşmaya iştirak etmemesi dolayısıyla icra dosyasına konu alacağın kalmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, takip dosyasına konu olan 04.02.2003 tanzim, 04.03.2003 vade tarihli,4.000.00 TL bedelli senetten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, bu miktar üzerinden %40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK.nun 388.maddesi uyarınca hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yerel mahkeme kararında “% 40 inkar tazminatına hükmedilmesine” biçiminde bir ifadeye yer verilmiş ise de, bu tazminatın sorumlusunun kim olduğu açıkça belirtilmemiştir. Bu hal, infazda tereddüt yaratacağı gibi bu şekilde karar verilmesi anılan yasa hükmüne de aykırıdır. Bu nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.