YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5022
KARAR NO : 2010/14296
KARAR TARİHİ : 15.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 26.10.2009
No : 743-2078
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile müvekkilinin davalıya kimyevi sıvı madde sattığını, davalının fatura karşılığında teslim aldığı mal bedelini ödemediğini bu nedenle girişilen takipten sonra davalının haricen 3.220.00 TL ödeme de bulunduğunu müvekkilinin bakiye bedel nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu öne sürerek, kısmi ödemenin tenkisi ile bakiye miktar üzerinden itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasıdaki ticari ilişki nedeni ile davacının davalıya mal satıp teslim ettiği ancak teslim alınan boya malzemesinin istenilen kalitede olmaması nedeni ile davalının davacıya reklamasyon faturası düzenleyip bu hususu davacıya bildirdiği, davalının borçlu olduğu 8.146, 18 TL’den reklamasyon fatura tutarı olan 4.999, 66 TL tenkis ettikten sonra bakiye kısım olan 3.222.00 TL’yi davacıya ödediği, davalının 5.10.2006 tarihli faks mesajı ile, davacıya indirim talebini ilettiği, davacının davalıdan 78.48 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirketçe davalıya satılan kumaş boyalarının ayıplı olduğu iddiasından kaynaklanmaktadır. Davalı, davacının sattığı malların ayıplı olduğunu bu nedenle de 27.9.2006 tarihli reklamasyon faturası düzenlendiğini savunmuş ise de, bu faturanın davacı defterlerinde kaydı olmadığı gibi, davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belgeye de dosyada rastlanılamamıştır. Bu durumda mahkemece davalının TTK 25/3.maddesine uygun olarak süresinde ayıp ihbarında bulunup, bulunmadığı ve satıma konu malların iddia edildiği gibi ayıplı olup, olmadığı üzerinde durulup bu konuda taraf delilleri sorulup, toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.