YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6805
KARAR NO : 2011/1387
KARAR TARİHİ : 08.02.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 23.12.2009
No : 1333/1651
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun davalının taşınmazını 5 yıl süre ile kiraladığını, her biri 1.200.000 TL tutarında toplam 60 adet bononun müvekkili tarafından düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin kira bedeli karşılığı verdiği bonolardan 53 adedinin ödendiğini, davalının müvekkilinin oğlunu 2008 yılının Şubat ayında tahliye ettirdiğini, kalan 7 adet bonoyu iade etmeyen davalının bu senetlerden 01.05.2008,01.06.2008,01.07.2008 ve 01.08.2008 vade tarihli olanlarını icra takibine koyduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında kira sözleşmesinin bulunmadığını, davaya konu bonoların kira bedeline karşılık verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davaya konu bonoların aylık kiralara karşılık olarak davacı tarafından düzenlenerek davalıya verildiği ve her ay kira parası olarak elden ve bankaya alacaklı hesabına yatırıldığı, bu suretle davaya konu bonoların kira bedellerinin teminatı olarak davalıya verildiği, davalının da mahkeme huzurundaki ifadesinde davacı ve oğlu ile kira ilişkisi dışında bir ilişkisinin olmadığını belirttiği, davacının oğlunun taşınmazı 20.02.2008 tarihinde boşaltması nedeniyle geriye kalan bonoların karşılıksız kaldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile icra takiplerinden dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve asıl alacak üzerinden %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı davalının … 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/371 esas sayılı dosyasında 07.04.2009 tarihli oturumdaki ifadesi taraflar arasında ticaret ve alış-veriş olmadığı hususuna yöneliktir. Dava konusu bonolarda ihdas nedeni yazılı değildir. Davalının anılan ifadesi, dava konusu bonoların borç para karşılığı düzenlenmediği hususunu içermez. Davacı, bonoların oğlunun kira borcuna karşılık teminat olarak verildiği iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır. İspat külfeti somut olay bakımından davacı yandadır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeksizin ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.