YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6840
KARAR NO : 2010/14110
KARAR TARİHİ : 09.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 27.1.2010
Nosu : 238-23
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya, dava dışı 3.kişi konumunda olan …’nin 29.9.2006 tarihli 16.000.-TL.lik kredisinin tasfiyesi ve teminatı olarak miktar ve vade tarihi boş bono verdiğini, bu borcun ödenerek bononun bedelsiz hale geldiğini, ancak bankanın daha sonra …’ye Otombil Mortgage ve Tüketici Kredisi kullandırdığını, bu borçlar asıl borçlu tarafından ödenmeyince müvekkilinin verdiği bononun icraya konularak tahsil edildiğini belirterek müvekkilinin bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitiyle icra takibi sırasında ödenen paranın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı …’nin bankadan aldığı krediye karşılık düzenlenen bononun avalisti olduğunu, bononun nakit olarak verilen kredi karşılığında tanzim edildiğini, sadece 16.000.-TL.lik borca karşılık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının sadece 29.9.2006 tarihli ve 16.000.-TL.bedelli kredi sözleşmesine kefil olduğu, diğer kredi sözleşmelerine kefil olmadığı, ancak davacının bononun keşidecisi olarak değil, avalisti sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle sorumluluğunun bonoyu düzenleyen kişinin sorumluluğuyla eşit bulunduğu, kefalet ile bononun avalisti olmanın birbirinden ayrı düşünülmesi gerektiği, yapılan bilirkişi incelemesine göre bonodaki bedelin asıl borçlunun borcu ile aynı olduğu belirtilerek davanın reddine hükmedilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bononun tanzim tarihi ile 16.000. TL bedelli ödeme plânının tarihi aynı olup, 29.9.2006’dır. Bu nedenle bononun ödeme plânındaki borcun tasfiyesi ve teminatı amacıyla verildiği sabit olup, daha sonra verilen kredilerin tahsili amacıyla bononun takibe konulmasını gerektiren hususların davalı banka tarafından ispatlanması gerekir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekâlet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.