YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7471
KARAR NO : 2010/11626
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av…n gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin takip dayanağı 48 adet fatura karşılığı yedek parça sattığını, davalının borcunu ödemeyince icra takibine giriştiğini ileri sürerek alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili icra dairesi ve yetkili mahkemenin İstanbul İcra Daireleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ve HUMK.nun 9.maddesi gereği yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini belirtmiş, esas savunmasında dava konusu faturalar ve sevk irsaliyelerinde müvekkil şirket yetkililerinin imzaları olmadığını, mal teslim edilmediğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının dayanağı faturaların müvekkil şirket defterinde kayıtlı bulunmadığını, 22.11.2006 tarihli 9.263.59.-TL’lik bir parti malın da müvekkiline teslim edilmediğini, diğer parti malların … Kağıtçılık’a teslim edildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, kargo fişleri ve davalı şirket yetkilisinin imzalı beyanı karşısında, dava konusu fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve bedelini ödemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe konu alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin aynı miktar alacak ve fer’ileri yönünden aynen sürdürülmesine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davasında kural olarak ispat külfeti alacaklı davacıya aittir. Davalı akdi ilişkiyi ve mal teslimini inkar ettiğinden davacının bu iddiasını HUKM.nun 288.maddesi gereğince yazılı delille kanıtlaması gerekir.
Somut olayda davacı vekili, dava konusu malları davalı tarafa teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki, davalı taraf, dava konusu faturalardan 22.11.2006 tarihli 9.263.59.-TL’lik fatura konusu malın kendisine teslim edildiğini belirterek, bu yönden akdi ilişkiyi kabul etmiştir. Bu durumda anılan davalının kabulü gözetilerek, bu miktar bakımından davanın kabulü gerekir. Davalının kabulü dışındaki bölüm için davacı, dava dilekçesinin deliller bölümünde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığı gözetilerek, davalının kabulü dışındaki kısma yönelik malın teslimi konusunda davacının yemin teklifi hakkının bulunduğu hatırlatılmalıdır.
Davalının kabul etmediği mallar için davalıya veya davalının talimatı doğrultusundaki dava dışı 3.şirket olan … Kağıtçılık’a teslimi hususunu kanıtlamadığı gözetilerek, yukarıda anlatılan işlemlerde yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.