YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7998
KARAR NO : 2011/2796
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank A.Ş. bünyesinde bulunan mevduatın banka personelinin önerisi üzerine Efektif Bank …..Ltd.Şirketinin …. nolu hesabına aktarıldığını,bu işlemde müvekkilinin açık ve yazılı bir talimatı bulunmadığını, adı geçen …..Ltd.şirketin kağıt üzerinde bir tüzel kişiliğe sahip olup, tüm bankacılık işlemlerinin Sümerbank A.Ş tarafından yapıldığını, daha sonra Sümerbank’ın devlet tarafından el konularak TMSF’na devredildiğini, bu nedenle müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı TMSF açısından davaya idari yargıda bakılması gerektiği için yargı yolu itirazında bulunduklarını, ayrıca yine bu davalı açısından husumet itirazında bulunduklarını, davanın BK.nun 60.maddesi uyarınca (1) yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın konusunu oluşturan…. hesaplarının TMSF kapsamı dışında bulunduğunu, davada asıl muhatabın ….. Bankası olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Sümerbank ….. Şubesinde bulunan USD mevduat hesabında 37.500.-USD’nin 03.12.1999 tarihinde dava dışı….. Ltd. Şirketinin Sümerbank A.Ş ….. Şubesinde bulunan hesabına havale edildiği 03.12.1999 tarihli davaya ait talimattaki imzanın da davacının eli ürünü olduğunun Adli Tıp Raporu ile tespit edildiği, böylece söz konusu havalenin davacının talimatı doğrultusunda yapıldığının anlaşıldığı, havale edilen bedelin Sümerbank A.Ş’nin nezdinde kalmadığı gibi, garanti kapsamı dışında olduğu, bu durumda TMSF kapsamında bulunmayan hesap nedeni ile davalı TMSF’nun pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davacı talebini …. Ltd. Şirketine yöneltmesi gerektiği, bundan sonuç alınamazsa davalı banka personelinin olayda kusur ve sorumluluğunun gerekip, gerekmediği hususlarının daha sonra açılacak davada değerlendirilmesi gerektiği nedeni ile davanın davalı TMSF yönünden husumet nedeni ile diğer davalı yönünden de esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.