YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12459
KARAR NO : 2011/13640
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … Hazır Giyim Ltd Şti arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yeraldıklarını, kredi geri ödemelerinin aksaması üzerine hesabın kat edilerek noter kanalı ile borçlulara tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin ödemelerinin borçtan mahsup edilmediğini, temerrüde düşürülmediğini, takip miktarı kadar borcun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının icra takibinde işlemiş faiz olarak ihtar tarihi ile takip tarihi arasındaki faiz alacağını talep ettiği, bu dönemde işleyen faizin temerrüt faizi olduğu, akdi faiz alacağı talebinin bulunmadığı, taleple bağlı kalındığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne davalının takibe vaki itirazının 64.280,88 TL asıl alacak olmak üzere toplam 69.214,39 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %52,50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun Değişik 123/3.maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile sınırlı olarak uygulanmalıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2010 tarih 2008/81 Esas 2010/8 Karar sayılı kararında da “… Yasa koyucu itiraz konusu kuralda; bankalar yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılmak üzere temin edilen kredilere ait bazı işlemlerden harç alınmayacağını belirttiğine göre, bankaların kendi özkaynaklarından veya diğer kredi kurumlarından temin ettikleri kredileri Genel Kredi Sözleşmesi’yle gerçek veya tüzel kişilere teminatlı veya teminatsız olarak kullandırmaları itiraz konusu kural kapsamında değerlendirilemez” denilmek suretiyle bu husus açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda dava kısmen kabul edildiğine göre kabul edilen tutar üzerinden davalıların nisbi karar ve ilam harcıyla sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden davada harçtan muafiyet söz konusu olduğundan harç alınmasına yer olmadığına dair gerekçeye dayanılarak hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davacı bankanın ihtarı ile temerrüde düşen davalıların temerrüde düştüğü tarihe kadar akdi faizden, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar geçen dönem için hesaplanacak temerrüt faizinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçeyle talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.