Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8491 E. 2010/10827 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8491
KARAR NO : 2010/10827
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan T.Vakıflar Bankası vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacı vekili davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin tüm aidatları ödedikten sonra C-B blok 3.kat D.39 nolu taşınmazın adına tahsis edildiğini, tüm uyarılara rağmen davalı kooperatif müvekkili adına tapuda tescil yaptırmadığı için kooperatiften alacaklı olan davalı bankanın kooperatifin üzerine kayıtlı gözüken taşınmazlar üzerine alacağını alabilmek için haciz koydurttuğunu, halbuki müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığını ileri sürerek C-B Blok 3.Kat D.39 üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili müvekkili banka ile davalı kooperatif arasında toplu konut kaynaklı kredi kullandırıldığını, kullandırılan krediye teminat olarak taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, borç ödenmediği için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davalı kooperatif aleyhine icra takibine girişildiğini, taşınmazların kooperatif adına kayıtlı olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı kooperatif duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde söz konusu taşınmazlar hakkında davacının açtığı tapu iptali ile tescil davası neticesinde davacı adına tapuya tescil kararının verildiği ve bu hükmün 9.1.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının üyelik nedeniyle ödediği paranın dairenin rayiç değeriyle uyumlu ve kadrimarufunda olduğu, davacının bankaya ve kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacıya ait taşınmazdaki davalı banka lehine konulan haciz ve şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı kooperatifin diğer davalı bankadan aldığı kredilerin teminatı olarak dava konusu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği, daha sonra davacı tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının açık yargılaması sonunda taşınmazın kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verildiği ve tescil kararının kesinleşmesi üzerine taşınmazın davacı adına tescil edilmiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ne var ki tapu iptali ve tescil kararında taşınmazın tapu kaydı üzerindeki sınırlamalardan arınmış olarak iptal ve tescil edildiğine ilişkin bir hüküm mevcut değildir. Başka bir anlatımla tapu kaydı, üzerindeki sınırlamalarla birlikte davacı lehine iptal edilmiştir. Bu durumda mahkemece davalı kooperatifin diğer davalı bankaya ipotekle teminat altına alınmış olan kredi sözleşmesi gereğince borcu bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.