YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10540
KARAR NO : 2012/5560
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin temsilcisi olduğu … Elektrik Ltd. Şti’nin nakit sıkıntısı nedeniyle davalıdan alınacak para karşılığında teminat olarak iki adet senet verildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, buna rağmen senetlerin takibe konu edildiğini belirterek müvekkilinin senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, takibe konu senetlerin taşınmaz satışı nedeniyle düzenlendiğini bildirerek davanın reddini istemştir.
Mahkemece, dava konusu bonolarda “nakten” yazılı olmasına rağmen davalının bonoları mal karşılığında verildiğini bildirdiği, bonoların ihdas sebebini talil ettiği, buna karşılık davacının da senetleri teminat amaçlı olarak verildiğini beyan ederek bonoların ihdas nedenini talil ettiği, çift taraflı talil nedeniyle ispat külfetinin davacıya düştüğü davacının iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 337/1 maddesi,”yemin için çağrılacak kimseye, geçerli bir özürü olmaksızın yemin için tayin olunan günde gelmediği takdirde yeminden kaçınmış ve yemin edeceği vakaların sabit olmuş sayılacağına karar verileceği, çıkarılacak davetiyede yazılmak suretiyle bildirilir. Tayin edilen günde o kimse gelmezse yeminden kaçınmış ve yemin edeceği vakaların da sabit olmuş sayılmasına karar verilir” hükmünü öngörmüştür. Bu durumda mahkemece yemin davetiyesinin bizzat davalı asile çıkarılacağı gözetilmeden vekiline yapılan yemin ihtarıyla yetinilerek ve anılan yasa hükmüne aykırı biçimde müvekkilinin yemin için hazır edilmesi yönünde davalı vekiline duruşmada bildirilen ihtarla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.