Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2858 E. 2012/5567 K. 04.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2858
KARAR NO : 2012/5567
KARAR TARİHİ : 04.04.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, davalıya, şantiyede teslim şartı ile mıcır, agrega siparişi vererek karşılığında toplam 206.500 TL bedelli altı adet çek keşide etmiştir. Çeklerden sadece ikisinin bedeli ile 4.000 TL nakit ödemede bulunarak her biri 34.420 TL bedelli olan dört adet çekin bedelini ödemeden eksik teslim edilen malın teslimi hususunda satıcının temerrütün den bahisle avans olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise 28.07.2009 tarihli ihtarname de ve cevap dilekçesinde satım sözleşmesine konu malın teslime hazır olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, davalının davaya konu çekleri ciro ederek kullandığı ancak teslim etmesi gerekin malın bir kısmını teslim ettiği bu şekilde satıcının temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında özetle dava tarihi itibariyle, tarafların sözleşmeden dönme yada sözleşmenin feshi iradesinin ortaya konmadığı, tarafların edimlerini hukuka uygun biçimde yerine getirip getirmediği ve özellikle satıcının teslim etmekte, alıcının da bedelin ödenmesi ile birlikte teslim alma temerrütünün oluşup oluşmadığının üzerinde durulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Karşılıklı vecibeler yükleyen alım-satım sözleşmesine borçlarını ifa sırası, sözleşme, kanun veya örf ile tayin edilmemişse o zaman her iki akit yani satıcı ve alıcı borçlarını (BK m 182/f2) aynı zamanda ifaya yükümlü oldukları gibi bir taraf borcunu ifa veya teklif etmiş (BK m81) olmadıkça diğer taraf ifaya icbar edilmez. Alıcı ve satıcı borçlarını aynı anda ifa etmeli malın teslimi ve malın karşılığı semen ayın zamanda yerine getirilmiş olmalıdır. Her iki tarafa borç yükleyen akitlerde borç ve alacaklar birbirinin karşılığını teşkil ettiği için birbirlerine “ifa” safhasında sıkı sıkıya bağlıdırlar. Bu nedenle Hiçbir taraf alacağını almadan borcunu ödemeye icbar edilmez.
Somut olayda alıcı davacı mal bedelini ödeme ve teslim alma borcu altındadır. Tarafların beyanlarından ileri tarihli çeklerin düzenlendiği ancak mal alış verişi de peşin satım kurallarının uygulandığı anlaşılmaktadır. Peşin satıda satış bedeli önceden ya da en geç satılan teslimi sırasında ödenmelidir. Alıcı davacının kabulünde olduğu üzere dava konusu çek bedellerine isabet eden mal bedelini davalıya ödemeyi yargılama sırasında 3. kişilere ciro edildiği ve icra takibi sonucu ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı ise, çek bedellerinin ödenmesi halinde, bu çek bedellerine isabet eden tutardaki malı alıcı davacıya teslime hazır olduğunu 28.07.2009 20.11.2009 tarihli ihtarnamelerle bildirmiş olmakla artık satıcı davalının temerrütünden söz edileceği gibi. Ayrıca taraflar arasındaki satım sözleşmesi de feshedilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, dava konusu çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini isteyemeyeceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.