Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10661 E. 2011/14152 K. 16.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10661
KARAR NO : 2011/14152
KARAR TARİHİ : 16.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 16.03.2010
No : 228-201

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan ilaç satışı nedeniyle alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın ve takibin yetkisiz yerde yapıldığını, Ağrı icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen isimde bir şirket bulunmadığını, borçları olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının dayanak olarak sunduğu faturaların davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturalara itiraz etmediği, davalının teslime yönelik itirazının bulunmadığı, dava dilekçesindeki davalı ismine ilişkin maddi hatanın davacı tarafından düzeltildiği, davacının takip tarihi itibarıyla 16.184,35 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, likit olan alacağın %40’ı inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı, borçlu vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına da itiraz etmiştir. Bu itirazdan sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiş, mahkemece icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazlar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Yetkili icra dairesinde ilamsız takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece, öncelikle İİK.nun 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.11.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI –
Davalı borçlu, icra dairesinin yetkilisi ve borca itiraz ettikten sonra açılan itirazın iptali davasına bakan mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir.
Mahkemece, verilen karar mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisini incelemesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda mahkeme önündeki uyuşmazlığın yargılama yetkisinin kendisinde mevcut olup olmadığı araştırmalıdır. Kendisini yetkili görmesi halinde yetki itirazını reddederek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemeye başlamalıdır. Mahkemece öncelikle kendi yetkisine yapılan itirazın yerinde olup olmadığının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmalıdır. Sayın çoğunluğun öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerektiğine ilişkin görüşüne katılmıyorum.