Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11276 E. 2011/13581 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11276
KARAR NO : 2011/13581
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim ettiği mallar karşılığında düzenlediği faturalara davalının itirazı olmadığını, verilen mallara karşılık 7.510,06 TL borcu olmasına rağmen davalının ödememesi üzere takibe giriştiğini ileri sürerek davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin takip dayanağı olarak 31.12.2008 tarihli 7.510,06 TL’lik faturaya dayalı olarak takip yaptığını, bu faturanın ödeme emrine eklenmediğini, dava dilekçesinde ise cari hesap belgesinin ödenmediğinin ileri sürüldüğünü ve takibe konu edilen faturadan başka faturalar gösterildiğini, takibe konu faturanın var olup olmadığının belli olmadığını, takibe dayanak yapılmayan belgenin davada ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, bilirkişi raporu karşısında davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasında 7.330,05 TL asıl alacak için yaptığı itirazın iptaline, bu miktar asıl alacağa takipten itibaren %27 yi geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2.932,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, itirazın iptali davası olup; icra takip dosyasındaki taleple sıkı sıkıya bağlıdır. Somut olayda, takip talepnamesinde alacağın dayanağı (borcun sebebi) olarak “31.12.2008/7.510,06 TL 1 adet fatura” gösterilmiş, itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ise bu fatura ile ilgisi olmayan faturalar ve cari hesap alacağı bildirilmiştir. Davalı yan bu duruma yargılamanın başından itibaren karşı çıkmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece bu yönün gözden kaçırılması isabetsiz olup, bu hususların tartışılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.