YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11897
KARAR NO : 2012/14744
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının asıl borçlusu dava dışı … olan Genel Kredi Taahhütnamesini müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 10.000.00 TL.si kadar kredi bedeline kefil olduğunu, kredi sözleşmesinin müvekkilince boş olarak imzalattırıldığını, kefalet akdinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen 08.07.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 31.451.18 TL.den açılan davanın 26.347.14 TL.lik kısmının kabulü ile itirazın bu miktar üzerinden iptali ile takibin 26.347.14 TL.üzerinden devamına, hükmolunan miktarın % 40’ı icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, açılan davanın 5.004.04 TL.lik kısmının reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.nun 62/4.maddesine göre, “Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır”.
Somut olayda borçlu kısmi itirazda bulunmuş ise de itiraz ettiği kısmın cihet ve miktarını açıkca göstermemiştir. Alacaklı vekili bir dilekçe ile icra dairesine başvurmuş ve kısmi itirazın geçersiz olduğunu belirterek takibe devam edilmesini istemiştir. İcra dairesi de alacaklı vekilinin bu talebini kabul edip, maaş haczi yapmıştır. Görüldüğü gibi ortada itirazla duran bir icra takibi mevcut değildir. Daha açık bir anlatımla borçlunun kısmi itirazı usulüne uygun görülmediğinden itiraz etmemiş sayılması nedeni ile icra takibine devam edilmiştir. Hal böyle olunca somut olay bakımından itirazın iptali davasının koşulları gerçekleşmediğinden mahkemece davanın bu nedenle reddi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.