YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11849
KARAR NO : 2012/4798
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında uzun süreli ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin ayakkabı malzemesi olmak üzere üç adet toplam 36.500 TL.’lik çeki davalıya verdiğini ancak malın teslim edilmediğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen çeklerin iade edilmeyip, bankaya ibraz ile tahsile çalışıldığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin ayakkabı tabanı imalatı ile uğraştığını, üretmiş olduğu ayakkabı tabanlarını müşterilerine verdiğini ve müşterilerinin de davacıya sattığını, müvekkilinin müşterisinden olan alacağını, davacının müşteriye olan borcundan dolayı direk davacıdan teslim aldığını, dava konusu çeklerin de bu tarz alışverişlerin konusunu teşkil ettiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, dava konusu çeklerin davacı lehine düzenlendiği, ciro yoluyla davalıya geçtiği, davalı vekili cevap dilekçesinde, aralarında ticari bir ilişki bulunmadığını, ürettiği ayakkabı tabanını 3. şahıslara veren müvekkilinin bu şahıslardan alacaklı olması 3. şahısların da bu taban ile ürettikleri ayakkabıyı davacıya satması sonucu davacıdan alacaklı olmaları nedeniyle çeklerin davacı tarafından direkt olarak kendilerine ciro edildiğini savunmuş olmakla ciro silsilesi dikkate alındığında bu husustaki ispat külfetinin davalıya geçtiği ancak davalının iddiasını ispatlayamadığı, davalının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığı gerekçesiyle davacının, dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğinin kabulü gerekir. Somut olayda davacının bu karinenin aksine olarak dava konusu çeklerin, satın alınacak mal bedeline karşılık avans olarak verildiği ve malın teslim edilmediği yolundaki iddiasını usulüne uygun biçimde kanıtlaması gerekir. Bu yön gözetilmeden mahkemece kanıt yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.