YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13213
KARAR NO : 2011/14261
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 20.02.2008
No : 724-46
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vergi borcu olduğunu, davalının kendisine Körfez Savaşı nedeniyle zarara uğrayan Türk Vatandaşlarına, Birleşmiş Milletler Tazminat Komisyonunca tazminat ödendiğini, tazminat ödenecek kişilerden …’un 4.727.000 Kuveyt Dinarı alacağı bulunduğunu, davalının kendisinin vekil olarak temlik yoluyla bu tazminat alacağını pazarladığını söylediğini kendisinin de 26 milyar TL civarındaki vergi borcu bulunduğundan sözü edilen alacağın 26.06.2002 tarihli protokol çerçevesinde vergi dairesine temlik edilmesi ve vergi dairesince temlikin kabul edilmesi halinde 7 milyar lira ödeyeceğini kararlaştırdıklarını, bu bedele ilişkin olarak davalıya bono verdiğini, bononun bedelinin temlik olarak yazıldığını, ancak vergi dairesince temlikin kabul edilmemesi nedeniyle bononun karşılıksız kaldığını, davalının buna rağmen söz konusu bonoyu takibe koyduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine bononun iptaline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı … adına tahakkuk eden 20.000 USD tazminat alacağının 26.06.2002 tarihli protokol çerçevesinde 09.08.2002 tarihinde davacıya temlik edildiğini, davacının komisyon bedeli için nakit yerine dava konusu bonoyu verdiğini, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine takip başlattıklarını komisyonun, temlikin vergi dairesince kabul edilmesi halinde ödeneyeceğine dair bir anlaşma bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu bononun düzenleniş nedeninin 26.06.2002 tarihli protokole uygun olmakla birlikte davalının 09.08.2002 tarihli temlikname ile davacının vergi dairesine olan borçlarına mahsuben temlik ettiği bedelin vergi dairesince kabul edilmediği, buna göre temlikin ve protokolün hükümsüz kaldığı, davacı tarafından bir tahsilatın yapılmadığı, hükümsüz kalan temlik ve protokole dayalı olarak düzenlenen bononun da bedelsiz kaldığı, bedelsiz kalan senedi tahsile koymak ve dolandırıcılık suçlarından dolayı davalının sanık olarak yargılandığı davada verilen beraat kararının BK.’nın 53. maddesi hükmüne göre hukuk hakimini bağlamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.