YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2525
KARAR NO : 2011/12413
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden satın aldığı akaryakıt bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için yapılan takibeitiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini,%40 tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının müvekkiline akaryakıt alması için fiş ya da manyetik kart teslim etmediğini, akaryakıt verildiği söylenen … …’ın müvekkili şirketin çalışanı veya yetkilisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, usulüne uygun tutulmamış olan davacı defterlerinde kayıtlı 15 adet faturalardan toplam 5.160 TL tutarındaki 12 adet faturanın tasdikli davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların kasa hesabından ödenmiş gibi kayda alınmış ise de peşin alındığı iddia edilen faturaların kapalı fatura olmadığı, fiili ödemelere ait tahsilat makbuzlarının da davalı kayıtlarında yer almadığı, davacının davalıdan 5.160 TL. alacaklı olduğu gerekçeleriyle davalının 5.160 TL. miktar alacağa ilişkin itirazının iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 09.03.2009 tarihli dilekçesinde takip dayanağının faturalar olmadığını açıkça bildirilmiştir. 31.10.2006 tarihli takip talebinde de, takip dayanağının 15.09.2006 tarihli 5.293.84 YTL tutarlı bir adet fatura ve imzalı teslim makbuzu karşılığında cari akaryakıt alımından kaynaklanan borç bakiyesi olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek, taraflar arasındaki tüm ticari ilişki değil sadece takip dayanağı belgelerle sınırlı olarak, davacı iddiaları ve davalı savunmaları birlikte değerlendirilip bilirkişiden bu doğrultuda rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.