Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2621 E. 2011/12750 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2621
KARAR NO : 2011/12750
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … ve … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili asıl davada, davalılar …, … ve …’ın, dava dışı … Ltd. Şti’nin müvekkil şirkete olan borcu nedeniyle taşınmaz hisseleri üzerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 200.000 TL bedelle müvekkili lehine ipotek tesis ettiklerini bildirerek borcun ödenmemesi nedeniyle … 10. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1372 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, birleşen … 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/263 esas sayılı dosyasında, 2007/524 esas sayılı asıl dava dosyasında davalı olan …’nin dava tarihinden önce vefat ettiği bildirilerek, …’nin mirasçıları olduğu belirtilen birleşen dosya davalıları aleyhine asıl davadaki iddialar açıklanarak … 10. İcra Müdürlüğünün 2006/1372 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, icra takibine itiraz dilekçesine yetki itirazında bulunmuş davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar duruşmalara katılmamış, cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı … davadan önce vefat etmiş olmakla bu davalı yönünden dava şartı bulunmadığı, takip öncesinde ipotek borçlularına muacceliyet ihbarı gönderildiği, takip tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin 333.320,33 TL. borçlu olduğu, mirasçı sıfatıyla borçlu konumunda olan davalılar yönünden bu konumlarına nazaran aleyhlerine inkar tazminatı tayinine imkan bulunmadığı, diğer takip borçluları, … ve … yönünden alacağın likit olduğu gerekçeleriyle asıl davada taraf olan … hakkındaki davanın dava şartı bulunmadığından reddine, davacı vekilinin diğer davalılar yönünden davasının kabulü ile davalıların … 10. İcra Müdürlüğünün 2006/1372 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptaline, takibin talepnamedeki koşullarla ve tahsilinde tekerrür olmamak üzere devamına, davalılardan … ve …’ın hükmolunan alacağın %40’ı olan 80.000 TL. inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibinde hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz edilmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece İİK’nun 50.md. uyarınca öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olduğu sonucuna varılması halinde ise esasın incelenmesi, aksi takdirde yetkili icra dairesinde girişilmiş bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, icra dairesinin yetkisi yönünden hiçbir inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, somut olayda asıl dava 12.07.2007’de aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak birleşen davada 05.05.2008’de açılmış olup, her iki dava dosyası birleştirilerek yargılama yapılmıştır. Birleştirilmesine karar verilen dosyalar bağımsızlığını koruduğundan mahkemece her dosya hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken asıl ve birleşen dava yönünden tek bir hükümle yetinilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.