Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3338 E. 2011/14519 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3338
KARAR NO : 2011/14519
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 08.12.2010
No : 464-627

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki sonucunda davalı şirketin fatura borcunu ödememesi üzerine Ankara 28. İcra Müd.nün 2007/13943 sayılı dosyası ile 132.000,00 TL. üzerinden takibe geçildiğini, borcun 120.000,00 TL. si için 6 adet 20.000,00 TL:lik senet verildiğini, senetlerin 40.000 TL.lik kısmının ödendiğini, geri kalan 80.000,00 TL.lik kısmının 3. kişilere ciro edildiğini, ciro edilen senetlerin borçlusu olan davalı şirketin borcu ödemediği için ciranta davacı şirketin ödemek zorunda kaldığını, 20.000,00 TL.lik iki adet toplam 40.000,00 TLlik senedin halen ellerinde olduğunu, davalı şirket tarafından ödenmediği için kambiyo takibine geçileceğini, bu nedenle geri kalan 52.000,00 TL.lik, fatura alacağına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip alacaklısı davacı şirkete takip konusu faturalar karşılığında bonolar verilerek borcun kapatıldığını, faturalardan kaynaklı borcun olmadığını, belirterek davanın reddine, davacının %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin ticari defterleri itibarı ile faturalar kapsamında nakit tahsilat kaydı ile fatura bedellerinin kapatıldığı, davacının bakiye alacağının olmadığının belirlendiği, davacı şirketin ticari defterlerindeki bu kaydın kendi aleyhine delil teşkil ettiği ve davacının faturalar kapsamında bakiye alacağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı tarafın kötüniyetle takibe geçtiği kanıtlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.