YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/467
KARAR NO : 2011/11494
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … arasında akdedilen kredi kartı sözleşmesini davalının da garantör ek kart hamili müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve icra takibine girişildiğini, davalının kefalet sorumluluğunun 700.-TL.ile sınırlı olduğunu ve bu miktar parayı ödediğini bildirerek takibe itiraz ettiğini, oysa davalının sözleşme hükümleri uyarınca takibe konu borcun tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu kredi kartı sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, kefalet sorumluluğunun 700.-TL.olduğunu düşünerek bu miktar parayı posta havalesi ile gönderdiğini, ancak sözleşmede kefalet limiti bulunmadığından sorumlu olmaması gerektiğini, dava sonunda borçlu olmadığının saptanması halinde yatırdığı parayı geri isteyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davalının sözleşmeyi kefil olarak imzaladığının kabulü gerektiği, sözleşmede kefalet limiti bulunmadığından kefalet sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nde kefalet limiti bulunmadığı gibi sözleşme içeriğinden de açılacak kredi ile ilgili bir limit bulunduğu anlaşılamamakta ise de davalı, icra dosyasına verdiği takibe itiraz dilekçesinde kefalet limitinin 700.-TL.olduğunu açıkca kabul etmiş ve bu miktarı posta havalesi ile gönderdiğini bildirmiştir. Gerçekten dosyada 700.-TL.miktarlı bir posta havalesi bulunmaktadır. Ne var ki davalı hakkında iki ayrı icra takibi yapılmış olduğundan gönderilen bu paranın hangi borca mahsuben gönderilmiş olduğu açıklanmamıştır. Bu durumda mahkemece davalının kefalet limitine ilişkin kabul beyanı gözetilerek bu miktar yönünden kefalet sorumluluğu değerlendirilip
posta havalesi ile gönderdiği paranın hangi takip borcuna mahsuben yapıldığı araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.