Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4958 E. 2011/15516 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4958
KARAR NO : 2011/15516
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … İnşaat Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesine kefil olan davalıların kendilerine gönderilen ihtarnameye itiraz etmediklerini, gerçekleşen temerrüt durumu üzerine borcun yeniden yapılandırılması konusunda düzenlenen taahhütnameye de uyulmaması üzerine tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla icra takibine geçildiğini ancak davalıların bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, alacak müvekkilleri tarafından verilmiş ipotekle teminat altına alınmış olduğundan İcra İflas Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca ilamsız icra takibi yapılamayacağını, itirazlarının asıl alacağa olmayıp takip şekline ve faize ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davalılardan …’in şirket borcu için verdiği ipoteği kendi kefaletinin teminatı olarak da tesis ettiğinden İİK’nun 45. maddesi gereğince aleyhinde icra takibi yapılamayacağından bu davalı aleyhindeki davanın reddine, diğer davalı …’in ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ödenmeyen kredi borcundan sorumlu olduğu gözetilerek bu davalı açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde ve özellikle İİK’nun 45.maddesi gözetilerek davalı … hakkında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin itirazı üzerine takibin tamamen durdurulmuş olduğu ve itiraz dilekçesi içeriğinden borca, faize ve faiz oranına itiraz edildiği anlaşıldığından mahkemece bu nitelikteki itiraz gözetilerek deliller değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, itirazın sadece işlemiş faiz ve faiz oranına yönelik olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılardan …’e yönelik (İİK’nun 45.maddesinin uygulanması yönünden) temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.