Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5056 E. 2011/15133 K. 01.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5056
KARAR NO : 2011/15133
KARAR TARİHİ : 01.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … ile davalı arasındaki satım sözleşmesi uyarınca davalının borçlu olduğunu, dava dışı …’nın alacağını davacıya devrettiğini, söz konusu borcun ödenmemesi nedeniyle davacının Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12253 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine ilamsız takip yaptığını, davalının takibe yetki ve borç yönünden itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı … ile davalı şirket arasında kurulmuş bir satım sözleşmesinin olmadığını, Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12253 Esas sayılı dosyasında yapmış oldukları itirazın kabulü ile itirazın iptali davasının yetki nedeniyle reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafın akdi ilişkiyi kabul etmediği, davacı tarafından sunulan irsaliyenin akdin varlığını kanıtlayacak bir belge olmadığı, bu sebeple B.K. md. 73 gereğince götürülmesi gereken bir borçtan söz edilemeyeceği için takibin davalının ikametgahında yapılması gerektiği ve yetki itibariyle geçerli bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temlik eden …’nın davalıya 29/03/2010 tarihinde dağ sahlebi gönderdiği, davalı yanca bunun teslim alındığı, yanlar arasında akdi ilişkinin kurulduğu, dosya içerisinde bulunan kargo teslim fişleri ve davalının cevap dilekçesindeki beyanından anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacının alacağının sözleşmeden kaynaklanan para alacağı olduğu, yanlar arasında akdi ilişkinin mevcut olduğu, HUMK nun 10 uncu ve BK nun 73 üncü maddeleri gereğince para alacağının ifa yeri olan davacının oturduğu yer icra dairesinin yetkili olduğu, bu nedenle mahkemece icra dairesinin yetkisine ve mahkemenin yetkisine yapılan itirazın reddedilerek davanın esastan görülerek toplanacak deliller doğrultusunda karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.12. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.