YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5849
KARAR NO : 2012/1993
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, fatura ve cari hesap alacağından kaynaklanan toplam 3.312.29.-TL.nin işlemiş faizi ile birlikte tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davalı vekili, takibe dayanak yapılan 2.614.09.-TL.tutarındaki vade farkı faturasına 11.09.2006 tarihli ihtarname ile noter kanalıyla itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, bu durumda bakiye 707.70.-TL.olduğunu, bu miktarın da 05.09.2005 tarihinde yapılan havale ile davacı firmaya ödendiğini, böylece müvekkilinin borcu olmadığını ileri sürerek davanın reddine ve davalı aleyhine % 40 oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, vade farkı faturasının davalıya tebliğ edilmiş olduğu ve süresinde itiraz edilmediğinden kesinleşmiş olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 3.312.29.-TL.asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin istem sübut bulmadığından reddine, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında sözleşme bulunması veya vade farkı uygulanması konusunda taraflar arasında benimsenmiş bir uygulama bulunması gerekir. Vade farkına ilişkin faturaya itiraz edilmemesi vade farkı talebinin haklı olduğunu göstermez. Mahkemece bu yönler gözetilerek vade farkı talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.