YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7367
KARAR NO : 2012/2208
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen gayri resmi sözleşme kapsamında bedeli 30/8/2008 tarihinde müvekkilince ödenmek kaydıyla davalıdan tarla satın alındığını, sonrasında davalının sözleşmeyi kaybettiğini söyleyerek satış bedeli olan 50.000 TL tutarında senet verilmesini istemesi üzerine vade kısmı boş bırakılan senedin müvekkilince keşide edilerek davalıya verildiği , ancak davalının anlaşmaya aykırı şekilde vade kısmına 5/12/2007 tarihini yazarak ve ayrıca 13.936.11 TL fahiş faiz istemiyle bonoyu takibe konu ettiğini, bono bedeli 50.000 TL’nin müvekkilince davalıya ödendiğini ancak işlemiş faiz kısmı ihtilaflı olduğundan ödenmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla faiz borcunun 30/8/2008 tarihi itibariyle tespitini, aynı borca ait takibe konu faiz miktarından düşürülmesini, ödeme emrinin faiz yönünden iptalini ve 8.000 TL’lik faiz borcundan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takibe konu bononun tarla satışıyla ilgisi bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davalı tarafından ifa edilen yemin metni içeriğine göre davacı yanca bononun tarla alım-satımı nedeniyle düzenlendiğine ilişkin iddianın kanıtlanamadığı gözetilerek, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda bonodaki vade tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede işlemiş faiz miktarının 4.325 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, işlemiş faiz alacağı yönünden 9.611.11 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı tarafın takibe konu yaptığı alacağı kambiyo senedine dayandığından dava T.T.K. 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliğindedir. Bu durum karşısında mahkemece davalı alacaklının 3095 S.Yasanın 2. maddesi uyarınca avans faizi talep edebileceği ve takipte talep ettiği % 29 faiz oranının avans faizine tekabül ettiği gözetilerek, bilirkişiden ek rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.