Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/7719 E. 2012/2232 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7719
KARAR NO : 2012/2232
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı banka ile davalı … arasında yapılan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun davalıya ödendiğini, ancak davalı … ile davalı banka arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmesini kefil olarak imzalamadığı halde davalı bankanın Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2443 sayılı dosyasında davalı …’ın kredi kartı borcu nedeniyle kendisi aleyhine icra takibi yaptığını ileri sürerek takipten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı banka vekili, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 41/1. maddesinde davalının diğer davalı …’ın tüm borçlarından dolayı kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğunu, davacı aleyhine diğer davalı kişinin kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan borcunun tahsili için Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2443 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davacı ile davalı banka ve davalı … arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesini davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalı banka tarafından bu kredi ilişkisi dışında davalı … için kredi kartı tahsis edildiği, genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzası bulunan davacının davalı …’ın kredi kartı borçlarından da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 29. maddesinde “Şirket Kredi Kartı” kenar başlıklı bir düzenlemeye yer verilmiştir. Davacı … anılan sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış ise de, davacı dava konusu kredi kartı sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu kredi kartlarının anılan genel kredi sözleşmesinin 29. maddesi uyarınca verilmiş şirket kredi kartı niteliğinde olup olmadığı veya davacının imzasının bulunmadığı ileri sürülen kredi kartı sözleşmesi uyarınca verilip verilmediği yönü üzerinde durulup yeterince araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına., peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.