Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8213 E. 2012/1277 K. 01.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8213
KARAR NO : 2012/1277
KARAR TARİHİ : 01.02.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkillerinden …’un dava dışı … 2 Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti. de 05.07.2008 tarihinde satış temsilcisi olarak işe girerken icra takibi konusu 15.04.2009 tanzim, 03.05.2009 vade tarihli 3.212,00 TL. bedelli senedin teminat senedi ve boş olarak müvekkilinden alındığını, müvekkilinin babası olan diğer davacı …’un da kefil sıfatıyla bu senedi imzaladığını, senet aslının arkasında da teminat senedi olduğunun açıkça yazılı olduğunu, müvekkilinin söz konusu işyerinden ayrılmasına rağmen senedin iade edilmediğini, davalı alacaklının halen adı geçen şirkette müdür olarak çalıştığını ileri sürerek, müvekkillerinin icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili söz konusu senedin davacıların müvekkiline karşı olan borç karşılığında verildiğini, borcun ödenmediğini, senetteki imzanın davacılar tarafından inkar edilmediğini, senedin teminat senedi olduğunu ileri süren davacıların bu iddialarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiğini, açılan davanın reddi gerektiğini savunarak davacıların %40 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; taraflar arasında borç alışverişi veya ticari bir ilişki olmadığı, esasen işçi-işveren ilişkisi içerisindeki taraflar arasında bu tür bir alışverişin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kötü niyetli olarak davacılardan Ozan’ın borçlu, İrfan’ın kefil olduğu boş senedi tamamlayarak takibe koyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacıların 03/05/2009 vade tarihli senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık işçi-işveren ilişkisi içerisinde verilen senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlığın bu niteliği gözetilerek 4857 sayılı İş Kanunu ve 5221 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun ilk maddelerinde belirtildiği üzere davada görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.