YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8304
KARAR NO : 2011/12747
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı … vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan … vek.Av….gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı ile davalılardan … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-BK’nun 53.madde hükmü gereğince Ceza Mahkemesince mahkumiyete ilişkin saptanan maddi olgular hukuk hakimini bağlar ise de, somut olayda davalılar … ve … hakkında ceza mahkemesince dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine dair verilen karar Yargıtay 6.Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Ne var ki ceza dosyasında; bir güven müessesesi olan tacir bankanın olayda kusuru bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma yapılmamıştır. Açılan bu davada, ödenmemesi gereken bir çeki ödeyen ve güven müessesesi olan bankanın müterafik kusuru üzerinde durulup bir karar verilmesi gerekirken bu yönün düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
3-Aynı şekilde verilmiş ve tahsil edilmiş olan iki ayrı çeke yönelik vaki itirazlar üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasında, bir çek için açılan davanın kabulüne, diğer çek için açılan davanın reddine karar verilmesi de isabetsizdir.
4-Davacı yan, 14.06.2003 ve 8.10.2003 tarihli yapmış olduğu takiplerde, %70 oranında reeskont faizi talep etmiştir. Davalı yan bu faiz oranına da itiraz etmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece takip tarihindeki reeskont faizi oranı belirlenerek kabul edilen icra dosyasında asıl alacağa bu oranın takdir edilmesinin düşünülmemesi de yanlıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1), (3), (4) nolu bentlerde gösterilen sebeplerle oybirliğiyle, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle oyçokluğuyla yerel mahkeme hükmünün davacı ve davalılardan … yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2011 gününde karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Davalıların işbirliği içinde davranmak suretiyle; … bankasına ait ciro edilmesi mümkün olmayan çekleri temin ederek dava dışı… adına açtıkları hesaptan tahsile koyup davacı banka ile muhabir … bankasını aracı kılarak toplam 88.039,66 Euroyu davacı bankadan haksız olarak çektikleri hususu Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 8.3.2007 gün 379-103 sayılı kararı ile belirlenmiştir. BK.53.maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarındaki eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabul hukuk hakimini bağlar.
Ödenmemesi gereken bir çeki dolandırıcılık eylemi sonucu ödeyen bankanın müterafik kusuru ancak yasal ilişki içinde bulunduğu müşterisi ya da diğer yabancı bankaya karşı söz konusu olabilir. Davalılar suç teşkil eden eylemleri sonucu haksız kazanç elde ederek davacı bankanın zararına sebep olmuşlardır. Kötüniyetin korunması mümkün olmadığından davacı banka zararının tamamını sebep olanlardan talep edebilir.
BK.53.maddesi ve kesinleşen mahkumiyet kararına göre olayda BK.44.maddesinin uygulama yeri bulunmadığı görüşünde olduğumuzdan 2 nolu bentte yer alan müterafik kusur araştırması yapılmasına yönelik bozma hükmü ve gerekçesine katılamıyoruz.