YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/857
KARAR NO : 2011/2031
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 14.04.2010
No : 787/216
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya fatura karşılığı mal satıp teslim ettiğini, faturada belirtilen mallara karşılık davalının muhtelif vadeli sekiz adet USD olarak düzenlenmiş bonolar verdiğini, borcunu ödemediğini, fatura ve bonolarla girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, isticvap beyanında ve dilekçesinde, fatura altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, bonoların bedellerini elden ödediğini, ancak senetlerin iade edilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, BK’nun 73.ve HUMK’nun 10.maddeleri uyarınca davalı-borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine itirazının yerinde olmadığı, davalının ödeme savunmasında bulunduğu, ancak taraflarca ticari defterlerin sunulmadığı, davacı asilin ödeme hususunda teklif olunan yemini eda ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 10.986,10 TL yönünden ve bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz işleyecek şekilde iptaline, takibin devamına, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına incelenmesine gelince;
Davacı-alacaklı, davalı-borçlu aleyhine giriştiği icra takibinde alacağın dayanağı olarak faturayı gösterip, bu faturada belirtilen mallara karşılık USD olarak düzenlenmiş bonolar alındığını bildirip, bonoların vade tarihleri itibariyle Türk Lirası karşılıklarını talep etmiştir. Davalı-borçlunun talep olunan bu tutara itirazı olmamış, bonoların ödendiğini savunmuş, ancak ödeme savunmasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece icra takibinde talep olunan asıl alacak tutarına hükmedilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı tutara hükmolunması doğru olmadığı gibi, ihtilafa konu alacağın ticari mal alışverişinden kaynaklandığı, talep edilen tutarın da likit(hesap edilebilir, bilinebilir) olduğu bu suretle davacı yararına İİK’nun 67.maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatı şartlarının da oluştuğu gözden kaçırılarak bu kalem istemin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.