Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8911 E. 2012/1370 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8911
KARAR NO : 2012/1370
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili şirketten muhtelif tarihlerde almış olduğu akaryakıt bedellerini geciktirerek ödediğini, bu geç ödemeler nedeni ile 15.04.2007 tarihli 1.597,65 TL bedelli fatura düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, taraflar arasındaki 26.10.2005 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde de aylık % 4 gecikme faizi talep edilebileceğinin hüküm altına alındığını, davalı tarafından ödenmeyen faturadan … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/21945 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu ve süresinde itirazın iptali davası açamadıklarından iş bu davayı açtıklarını belirterek faturanın vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte 1.597,65 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu faturanın davalı şirket tarafından kabul edilmediğini, faturaya konu edilen faiz alacağının hiçbir şekilde oluşmadığını ve müvekkili şirketin sözleşme süresince tüm ödemeleri zamanında yaptığını, ayrıca Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/500 E. Sayılı dosyasında aynı alacağı kapsayan bir davanın devam ettiğini ve derdestlik ilk itirazında bulunduklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 1.597,65 TL asıl alacak, 1.119,45 TL faiz olmak üzere asıl alacağa dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararları gerekçeli olmalıdır. Mahkemece davalı yanın derdestlik itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olduğu gibi, HMK 27/c (HUMK’nun 388) gereğince kararda bulunması gereken “…delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” bulunmamaktadır. Bilirkişi raporuna yapılan atıf gerekçe olarak kabul edilemez.
Öte yandan davacı yan ilk talebinde davalı şirketin muhtelif tarihlerde almış olduğu akaryakıt bedellerini geciktirerek ödediğini, bu geç ödemelerden dolayı alacaklı olduğunu bildirdiği halde 08/04/2011 tarihli dilekçesinde Automatic’e dahil edilen araçların sistemden çıkarılması nedeniyle araçlara takılan malzeme ve ekipman bedellerinden kaynaklandığını bildirmiş, bu hususa davalı yanca itiraz edilmiştir.
Hal böyle olunca yukarıda açıklamalar değerlendirilip davacı yanın talebi belirlenip, bu talep doğrultusunda alacağı hesaplanıp bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden ve gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.