Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10100 E. 2012/17041 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10100
KARAR NO : 2012/17041
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin alacağını tahsil etmek için davalı hakkında İzmir 25. İcra Müdürlüğü’nün 2010/76 esas sayılı dosyasıyla icra takibi yaptığını, davalı borçlunun itiraz ettiğini, itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını, %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı alacağın sebebinin ne olduğunun anlaşılamadığını, bu konuda herhangi bir beyan ya da delil sunmadığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında 01.01.2009 tarihli satın alma sözleşmesinin feshedildiğini, 13.08.2009 tarihinde ihtarname ile bu durumun bildirildiğini, müvekkili ile davacı arasında mal ve hizmet alış-verişi olmadığını, gönderilen faturaların davacıya iade edildiğini, 05.08.2010 tarihinde davacının müvekkiline ödeme yaptığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, alacaklının takibi yapmasında haksız ve kötüniyetli olduğu ve davalının da cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talep ettiği gerekçesiyle davalı lehine % 40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının sözleşme konusu edimini yerine getirdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) İtirazın iptali davasının reddi halinde, davalı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacının, takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Davacı alacaklı haksız ise de somut olayın özelliğine göre, kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesinin atfı uyarınca uygulanacak 1086 sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedelerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 2. Fıkrasının karardan çıkarılarak düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.